yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2016 Cumartesi

Yılmaz Güney, 1988 - BBC TÜRKÇE

8 Kasım 2011 Salı

Dağlarımız,ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip Gurbet türküleri söylemek istemiyoruz, Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız, Ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek Aceme, kararlılığa ve koşullara sahibiz… Dost ve düşman herkes bilsin ki; Kazanacağız, Mutlaka KAZANACAĞIZ!

Dağlarımız,ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip Gurbet türküleri söylemek istemiyoruz, Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız, Ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek Aceme, kararlılığa ve koşullara sahibiz… Dost ve düşman herkes bilsin ki; Kazanacağız, Mutlaka KAZANACAĞIZ!

Yılmadan mücadele eden devrimcilere - Yılmaz Güney


Yok­sul, ge­ri ve ba­ğım­lı ül­ke­miz­de, hal­kı­mı­zın em­per­ya­list bo­yun­du­ruk­tan an­cak dev­rim­le kur­tu­la­ca­ğı­na ina­nan, bu uğur­da yıl­ma­dan mü­ca­de­le ve­ren yi­ğit ar­ka­daş­la­rım… Yılmaz GüneyMer­ha­ba!…
Ta­ri­hin ken­di­le­ri­ne dev­ri­me ön­der­lik gö­re­vi­ni yük­le­di­ği iş­çi sı­nı­fı­nın kah­ra­man ço­cuk­la­rı…
Mer­ha­ba!…
Mer­ha­ba, em­per­ya­liz­me kar­şı yi­ğit­çe sa­va­şan dün­ya halk­la­rı!… Mer­ha­ba!…
Ar­ka­daş­la­rım, kar­deş­le­rim!…
Biz­ler, mo­dern kö­le­ci top­lu­mun çe­şit­li alan­la­rın­da ça­lı­şan ve alın te­ri­miz­le, ko­lu­mu­zun, bey­ni­mi­zin üret­ken­li­ği ile ona can ka­tan, bu sis­te­min var­lık ne­de­ni üc­ret­li mo­dern kö­le­le­riz. Biz­le­ri üc­ret­li kö­le ya­pan, üre­tim araç­la­rı­nın özel mül­ki­ye­ti­ni elin­de tu­tan, bü­tün ça­lı­şan­la­rı ken­di çı­kar­la­rı­na hiz­met et­me­ye zor­la­yan, em­per­ya­liz­min uşa­ğı bü­yük ser­ma­ye ve onun ge­ri­ci or­tak­la­rı­dır. On­la­rı, ge­niş halk sı­nıf ve ta­ba­ka­la­rı üze­rin­de sö­mü­rü ve ta­hak­küm­le­ri­ni sür­dü­re­bil­mek için, si­ya­si, eko­no­mik, as­ke­ri, ide­olo­jik ve sos­yal ku­rum­la­ra sa­hip­tir­ler. Üre­tim araç­la­rı­nın özel mül­ki­ye­ti, top­lu­mun or­tak mül­ki­ye­ti ha­li­ne dö­nüş­tü­rül­me­den, iş­bir­lik­çi ser­ma­ye sı­nı­fı, ge­ri­ci or­tak­la­rı ile bir­lik­te ye­nil­me­den, em­per­ya­liz­mi ve dün­ya ge­ri­ci­li­ği­nin ide­olo­ji­si ve si­ya­se­ti ye­nil­me­den ger­çek öz­gür­lük müm­kün de­ğil­dir. İş­te bu­nun için ger­çek öz­gür­lük, ba­ğım­sız­lık ve de­mok­ra­si için biz­ler, mo­dern top­lu­mun üc­ret­li kö­le­le­ri, boy­nu­muz­da­ki, kol­la­rı­mız­da­ki, ar­tık hal­ka­la­rı çü­rü­müş esa­ret zin­cir­le­ri­ni, üc­ret­li kö­le­li­ğin mad­di ve ma­ne­vi te­me­li­ni par­ça­la­mak için sos­ya­liz­min bi­li­mi­ni öğ­ren­me­li­yiz… Ona gü­ven­me­li­yiz… ül­ke­mi­zin dev­rim­ci pra­ti­ği ile bir­leş­ti­re­ce­ği­miz sos­ya­liz­min ev­ren­sel ger­çe­ği kur­tu­lu­şun ay­dın­lık yo­lu­nu bi­ze gös­te­re­cek­tir…
Kar­deş­le­rim!…
Bu­gü­ne ka­dar, sos­ya­list mü­ca­de­le­nin en önem­li ha­ta­la­rın­dan bi­ri, iş­çi sı­nı­fı ha­re­ke­tiy­le bir­li­ği­ni ku­ra­ma­ma­sı­dır. Bu, sos­ya­liz­min özü­nü kav­ra­ya­ma­yan bur­ju­va ve kü­çük bur­ju­va ay­dın çev­re­ler­den ge­len sı­nıf­sal bir has­ta­lık­tır.
Sos­ya­liz­min, iş­çi sı­nı­fı ve onun dev­rim­ci par­ti­si­nin ön­der­li­ğin­de köy­lü­le­re, dar ge­lir­li yok­sul emek­çi kit­le­le­re, on­la­rın ger­çek mad­di ih­ti­yaç­la­rı­na ce­vap ve­ren, top­lu­mu de­ğiş­ti­re­cek bir öğ­re­ti ola­rak gö­rü­le­ce­ği yer­de, bur­ju­va­zi ege­men güç­le­re hoş gö­rün­mek, sos­ya­liz­min teh­li­ke­siz, za­rar­sız bir öğ­re­ti ol­du­ğu­nu ka­bul et­tir­mek, inan­dır­mak için, ha­ya­ti il­ke­ler­den ta­viz ve­ril­miş, sos­ya­liz­min bi­li­mi ku­şa çev­ril­miş, ta­nın­maz ha­le ge­ti­ri­le­rek kat­le­dil­miş­tir… Bu­na rağ­men bur­ju­va­zi, ken­di şe­fa­ati­ne sı­ğı­nan sos­ya­list­le­ri ez­mek­ten ka­çın­ma­mış­tır.
Sı­nıf mü­ca­de­le­si­nin ye­nil­me­ye mah­kum ka­na­dı olan bur­ju­va­zi iyi bi­li­yor ki, sos­ya­lizm ken­di­si için çok teh­li­ke­li­dir. Bur­ju­va­zi­nin fa­şist ge­ri­ci ke­si­mi, re­form­cu ka­na­dı­na bi­le ta­ham­mül ede­mez. En kü­çük de­mok­ra­tik kı­pır­tı­lar­dan bi­le ür­ker. Fa­kat ne ya­zık ki hal­kın ge­li­şen mü­ca­de­le­si­ni ve sos­ya­liz­min dev­rim­ci ışı­ğı­nı sön­dür­me ola­na­ğı ar­tık yok­tur. Bas­kı ve şid­de­ti, zin­dan­la­rı ve da­ra­ğaç­la­rı öm­rü­nü uzat­ma­ya­cak, aksi­ne kı­sal­ta­cak­tır. Çün­kü sos­ya­list mü­ca­de­le, gü­cü­nü iş­çi sı­nı­fı­nın ve emek­çi kit­le­le­rin ta­ri­hi hak­lı­lı­ğın­dan alır. Ama­cı halk ik­ti­da­rı­nı, halk de­mok­ra­si­si­ni kur­mak­tır. Em­per­ya­liz­me, bur­ju­va­zi­ye ve ge­ri­ci or­tak­la­rı­na ta­viz ve­re­rek, uz­la­şa­rak, sos­yal ba­rış ma­sal­la­rıy­la şi­rin gö­rün­mek ih­ti­ya­cı duy­maz.
Ya­pı­la­cak tek şey pro­le­tar­ya­nın dev­rim­ci par­ti­si­nin ön­der­li­ğin­de, yok­sul emek­çi sı­nıf ve ta­ba­ka­la­rın ger­çek ih­ti­yaç­la­rı­nı te­mel ala­rak, em­per­ya­liz­me, bur­ju­va­zi­ye ve ge­ri­ci or­tak­la­rı olan fe­odal ka­lın­tı­la­ra, on­la­rın si­ya­set ve ide­olo­ji­le­ri­ne kar­şı yıl­ma­dan mü­ca­de­le et­mek­tir.
Par­ti­den, pro­le­tar­ya­nın ik­ti­dar mü­ca­de­le­si­ne ön­der­lik ede­cek par­ti­yi an­lı­yo­ruz. Ay­nı za­man­da böy­le bir par­ti­nin, opor­tü­nist­le­re, re­viz­yo­nist­le­re, dog­ma­tik­le­re, sol sek­ter­le­re kar­şı aman­sız, uz­laş­maz bir sa­vaş ver­me­den, par­ti saf­la­rı­nı bu un­sur­lar­dan te­miz­le­me­den dev­ri­me ön­der­lik gö­re­vi­ni ba­şa­rıy­la ye­ri­ne ge­ti­re­ce­ği­ne de inan­mı­yo­ruz.
Kar­deş­le­rim!…
Em­per­ya­liz­min yi­ğit dün­ya halk­la­rın­dan ağır dar­be­ler ye­di­ği şu gün­ler­de, em­per­ya­liz­min uşak­la­rı, fa­şist bas­kı, ter­tip ve tu­zak­la­rı yo­ğun­laş­tı­rıp hal­kın ge­li­şen mü­ca­de­le­si­ni ön­le­mek, sap­tır­mak is­ti­yor­lar. On­la­ra ve­ri­le­cek doğ­ru ce­vap, en kı­sa za­man­da dev­rim­ci ha­re­ke­tin bir­li­ği­ni oluş­tur­mak­tır. Önü­müz­de­ki ta­ri­hi gö­rev bu­dur ve ta­ri­hi zo­run­lu­luk­ta bu­nu em­re­di­yor.
Evet!… Acil gö­re­vi­miz “DEV­RİM­Cİ HA­RE­KE­TİN BİR­Lİ­⁄İ­DİR”…
Bü­tün yü­re­ğim­le ina­nı­yo­rum ki, an­ti-em­per­ya­list mü­ca­de­le bir­li­ği­ni oluş­tu­rur­sak… EM­PER­YA­LİZM ÇÖ­KE­CEK­TİR…
Fa­şiz­me kar­şı en ge­niş bir­li­ği ku­rar, dev­rim­ci halk ha­re­ket­le­ri­ni ör­güt­ler, ge­liş­ti­rir­sek… FA­ŞİZM YE­Nİ­LE­CEK­TİR…
Dev­rim­ci ha­re­ke­tin bir­li­ği ger­çek­leş­ti­ri­le­bi­lir­se, iş­çi sı­nı­fı­nın ve onun dev­rim­ci par­ti­si­nin ön­der­li­ğin­de… HAL­KIN DE­MOK­RA­TİK İK­Tİ­DA­RI ZA­FE­RE ULA­ŞA­CAK­TIR… 

YILMAZ GÜNEY (Si­ya­si Ya­zı­lar, Cilt 3, say­fa 101-104, Mayıs Yayın­ları)

7 Kasım 2011 Pazartesi

Yılmaz Güney Baba Film Müziği



                                                                   

Canım, Sevdiğim, Yüreğim...

1-
Canım, Sevdiğim, Yüreğim...

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

2-
Eskiden bilmezdim yalnızlığı 
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında 
Bir çiçek kendi dalında 
Eskiden bilmezdim yalnızlığı 

Yalnızlığın içinde 
Şimdi yalnız, yalnız mıyım 
Kopuk muyum dalımdan 
Uzağında mı kaldım ormanın
Eskiden bilmezdim yalnızlığı 
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında 
Bir çiçek kendi dalında 
Eskiden bilmezdim yalnızlığı 

Yalnızlığın içinde 
Şimdi yalnız, yalnız mıyım 
Kopuk muyum dalımdan 
Uzağında mı kaldım ormanın

3-
Hayat bize mutlu olma şansı
vermedi
Biz kendimizden başka
Herkesin üzüntüsünü
Üzüntümüz,
Acısını acımız yaptık.
Çünkü Dünya'nın öbür ucunda,
Hiç tanımadığımız bir insanın
Gözyaşı bile içimizi parçaladı...
Kedilere ağladık
Kuşların yasını tuttuk.
Yüreğimizin yufkalığı
Kimi zaman hayat karşısında
Bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir
İnsanın insana yanması
Sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin
derdine üzülmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep
Üzüldüm, hep yandım..
Yaşamak ne güzeldir be sevgili
Sevinerek, severek, sevilerek,
Düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını
Duyarak hayatın

Yılmaz Güney Videolar